ARTUKLU ÖĞRENCİ FORUMU
Kasım 27, 2014, 02:58:11 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SMF - Just Installed!
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2 3 ... 10
 1 
 : Kasım 26, 2011, 08:47:04 ÖS 
Başlatan artuklu - Son mesaj Gönderen: artuklu
Hemşirelik Esasları Final sınavı Soruları


1)AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ REHABİLİTE EDİCİ SAĞLIK HİZMETLERİ KAPSAMINDA YER ALIR?
a.)özürlülük nedeniyle mesleğine uyum sağlamasına yardım etme
b.)sınırlarla yaşamayı öğretme
c.)sosyal yardım
d.)yetersizliği-sakatlığı sınırlama
**e.)hepsi

2)AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ DOĞRU DEĞİLDİR?
a.)hasta yatağını yapma hemşireye hastayı daha yakından gözleme olanağı verir
b.)iyi bir uyku ancak rahat ve temiz bir yatakta sağlanabilir
**c.)yatak takımları hastane ortamında üç-dört günde bir defa değiştirilmelidir
d.)hasta yatağının yapımı temel hemşirelik işlevleri arasındadır.
e.)hemşire yatak yapımına hastanın ve ailesinin katılımı sağlanmalıdır

3)AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ HASTANE ORTAMDA KİMYASAL RİSKLERİ ÖNLEMEK İÇİN ALINAN TEDBİRLERDENDİR?
a.)zeminin kaymaması için önlemler almak
b.)düşme testi ile hastanın düşme riskini belirlemek
c.)enfeksiyon kontrol önlemleri almak
**d.)malpraktisi önlemek için tedbirler almak
e.)havanın nem oranını %30-60 arasında tutmak

4) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ KAN BASINCINI DÜŞÜREN NEDENLERDENDİR?
a.)kardiyak outputun artması
b.)hızlı ve kontrolsüz ıv sıvı verilmesi
**c.)periferik vasküler direncin azalması
d.)hemotokritin artması
e.)arter duvarının elastikiyetinin azalması

5) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ YANLIŞTIR?
a.)manşon uzun süre şişirilmiş bırakılırsa sesler güç duyurulur
b.)kan basıncı ilk muayenede her iki koldan da değerlendirilmelidir
c.)manşonun boyutu kolun tamamını veya en az %80 ini sarmalıdır
d.)bacaktaki kan basıncı koldakine eşittir
**e.)steteskop manşetin altına iyice sıkıştırılmalıdır

6.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ KAN BASINCI ÖLÇÜMÜNDE GERÇEK DEĞERDEN DAHA DÜŞÜK DEĞER ELDE EDİLMESİNE NEDEN OLAN HATALARDANDIR?
a.)manometrenin göz düzleminden yukarıda olması
b.)manşetin, eninin hastaya göre çok dar olması
**c.)manşon havasının hızlı boşaltılması
d.)manşetin gevşek sarılması
e.)kan basıncının fiziksel aktiveteden hemen sonra ölçülmesi

7.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ VÜCUT ISISININ YÜKSELMESİNE NEDEN OLUR?
a.)konveksiyon
b.)kondüksiyon
c.)terleme
**d.)titreme
e.)hepsi

8.)AŞAĞIDAKİ İFADELERDEN HANGİSİ YANLIŞTIR?
**a.)yenidoğanlarda vücut sıcaklığı ölçümünde rektal yol tercih edilmelidir
b.)termometre dezenfeksiyonunda solüsyon kabına en fazla 8 termometre konulmalıdır
c.)termometreler %70 alkol solüsyonu ile silinerek temizlenebilir
d.)timpanik termometrelerin ölçüm süresi 1-2 saniyedir
e.)çok zayıf hastalarda aksiler yol ile vücut sıcaklığı ölçümü yapılmamalıdır

9)APİKAL VE RADYAL NABZIN BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİNİN AMACI NEDİR?
**a.)defisitleri değerlendirmek
b.)taşikardi olup olmadığını saptamak
c.)kalp üfürümlerini değerlendirmek
d.)kardiyak outputu belirlemek
e.)strok volümü belirlemek

10.)SOLUNUM SAYISININ VE DERİNLİĞİNİN NORMALİN ÜSTÜNE ÇIKMASINA NE DENİR?
a.)takipne
b.)polipne
c.)apne
d.)hiperpne
**e.)hiperventilasyon

11.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ YANLIŞTIR?
**a.)kaynatma iyi bir sterilizasyon yöntemidir
b.)etil alkolün %95 lik eriyiği tüberkülosittir
c.)iyi bir dezenfektan mikroorganizmalara toksik etki yapmalıdır
d.)hipoklorit dezenfektanlar çevrenin dezenfeksiyonu için sıklıkla kullanılırlar
e.)gluteraldehit toksik oluğundan antiseptik olarak kullanılmaz

12.)BİR CİSİM VEYA MADDEDE BULUNAN PATOJEN MİKROORGANİZMALARIN FİZİKSEL YADA KİMYASAL YÖNTEMLERLE ÖLDÜRÜLMESİ İŞLEMİ aşağıdakilerden hangisidir?
a.)antisepti
**b.)dezenfeksiyon
c.)asepsi
d.)sterilizasyon
e.)sanitasyon

13.)HASTANE ENFEKSİYONLARININ ÖNLENMESİNDE EN ETKİLİ VE UCUZ YOL HANGİSİDİR?
a.)antibiyotik kullanma
b.)hastayı izole etme
**c.)el yıkama
d.)hastaneyi ilaçlama
e.)enfeksiyon kaynaklarını tespit etme

14.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ HAREKET SIRASINDA DENGENİN SAĞLANMASI İÇİN UYULMASI GEREKEN KURALLARDAN BİRİ DEĞİLDİR?
a.)ağırlık çizgisi taban düzleminde olmalı
b.)hareket yer çekimine uygun olmalı
c.)taban yüzeyi genişletilmeli
**d.)ağırlık merkezi taban yüzeyine uzak olmalı
e.)tabanlar yere tam olarak temas etmeli

15.)UZUN SÜRE YATAK İSTİRAHATİNDEKİ HASTALARDA GEREKLİ ÖNLEMLERİN ALINMAMASI SONUCU GELİŞEN AYAĞIN ÖNE DOĞRU DÜŞMESİ ile sonuçlanan ayak problemi Aşağıdakilerden hangisidir?
a.)hallux varus
b.)hallux valgus
**c.)foot drop
d.)pes planus
d.)flat foot

16.) Aşağıdakilerden hangisi hareketsizliğin organizmaya olan etkilerinden değildir?
a.)ortostatik hipotansiyon riski artar
**b.)bazal metabolizma hızlanır
c.)kalbin iş yükü artar
d.)venöz tromboz ve emboli riski artar
e.)benlik kavramı zedelenir

17.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ BASINÇ YARASINI ÖNLEMEYE YÖNELİK HEMŞİRELİK GİRİŞİMİ DEĞİLDİR?
a.)deriyi temiz tutmak
b.)hastanın pozisyonunu sık sık değiştirmek
c.)sürtünmeyi önlemek
**d.)yaraya pansuman yapmak
e.)hastaya egzersiz yaptırmak

18.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ YARA İYİLEŞMESİNİ BOZAN NEDENLERDENDİR?
a.9yarada doku kaybı olmaması
**b.)yara yerinde gerginlik olması
c.)yeterli kanlanmanın sağlanması
d.)adölesan dönem
e.)yarada kontaminasyon olmaması

19.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ ADÖLASAN DÖNEMİNDE SIK RASTLANAN GÜVENLİK RİSKLERİNDEN BİRİDİR?
a.)elektrik çarpması
b.)yangın
**c.)spor kazaları
d.)enfeksiyon
e.)iş kazaları

20.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ GÜVENLİ ÇEVRENİN SAĞLANMASI VE SÜRDÜRLMESİ AKTİVİTESİ İLE İLİŞKİLİ HEMŞİRELİK TANISIDIR?
a.)yaralanma riski
b)zehirlenme riski
c.)aspirasyon riski
d.)enfeksiyon riski
**e.)hepsi

21.FİZİKSEL TESPİT KULLANIMI İLE İLİŞKİLİ AŞAĞIDAKİ İFADELERDEN HANGİSİ YANLIŞTIR?
**a.)tespit etmek için en uygun malzemem ip yada gaz bezidir
b.)tespit öncesinde hasta ve aile üyelerinde bilgilendirilmiş izin alınmalıdır
c.)fiziksel tespit edici 2 saatte bir kaldırılarak dolaşım ve deri kontrolü yapılmalıdır
d.)fiziksel tespit edici hastanın kendisine zarar vermesini önlemek için uygulanmaktadır
e.)uzun süreli fiziksel tespit edici kullanımı kas zyıflığı ve güçsüzlüğe yol açabilir

22.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ YADA HANGİLERİ HASTANE ENFEKSİYONU BAKIMINDAN YÜKSEK RİSKLİ YERLERDENDİR?
1.yedidoğan üniteleri 2.yoğun bakım üniteleri 3. Genel cerrahi klinikleri 4. Fizik tedavi üniteleri
**a.)1,2, ve 3
b.)1 ve 3
c.)1 ve 2
d.)yalnız 1
e.)hepsi

23.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİNDE VÜCUT SICAKLIĞI NORMAL DEĞERİN ÜZERİNDEDİR?
a.)timpanik 37.3
**b.)oral 37.9
c.)rektal 36,8
d.)rektal 37.7
e.)aksillar 36.5

24.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ SAĞLIK EKİBİNİN MERKEZİNDE YER ALIR?
a.)hekim ve hemşire
b.)hemşire
c.)hekim
d.)hasta birey
**e.)sağlıklı / hasta birey ve ailesi

25.)SAĞLIK EKİBİNİN BAŞKANI KİMDİR?
a.)hasta ve ailesi
b.)sağlık müdürü
c.)hemşire
d.)hekim
**e.)yapılan işin özelliğine uygun sağlık ekibi elemanı




1,AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ HASTA KABÜL SÜRECİNDE HEMŞİRENİN SORUMLULUKLARI ARASINDA DEĞİLDİR?
A.hastaya hastane düzeni hakları ve sorumlulukları hakkında bilgi vermek..
B.fiziksel muayneye yardım etmek
**C.tanı testlerinin uygulanması için yazılı istemde bulunmak
D.Hastayı karşılamak ve odasına almak
E.Hasta kimliğini sağlamak

2..SİNOATRAL NODÜLDEN NORMALDE DAKİKADA KAÇ UYARAN ÇIKAR
**A.60-100
B.30-50
C.120-140
D.10-24
E.Hiçbiri

3..SOLUNUM HIZI SAYILMASI İLE İLGİLİ İFADELERDEN HANGİSİ DOĞRUDUR?
A.Dakikadaki solunum sayısı 10-16 olmalıdır
B.Hastaya solunum hızının sayıldığı açıklamalıdır
C.Yetişkin bireylerde tidal volüm 100ml.dir
**d.bir inspirasyon ve ekspirasyon bir solunum olarak değerlendirilir
e.dış solunum hücresel düzeyde gerçekleşir

4.AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ OMURGANIN GÖĞÜS VEYA BEL BÖLGELERİNDE GÖRÜLEN YANA DOĞRU EĞRİLİĞİDİR
A.Kifoz
**b.skolyoz
c.omuz düşüklüğü
d.lordoz
e.pes planus

5.AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ HASTANE ORTAMINDA KARŞILAŞILAN ERGONOMİK RİSKLERDENDİR
a.mikroorganizmalar
b..aşırı sıcak ortam
c..gürültü
**d..zeminin kaygan olması
e..sitotoksik maddeler

6..SAYISI GENELLİKLE DAKİKADA 130UN ÜZERİNDE OLAN VE İPLİKSİ NABIZ OLARAK ADLANDIRILAN NABIZ ŞEKLİNE NE DENİR?
**a..filiform nabız
b..regüler nabız
c..aritmi
d..bigemine nabız
e..apikal nabız

7..ATEKUBİTAL FOSSADA BİSEPS VE TRİSEPS KASLARI ARASINDA BULUNAN VE NABIZ ALMADA KULLANILAN ARTER AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİDİR?
a..radyal arter
b..femoral arter
** c..brakial arter
d..karotid arter
e..posterior tibiyal arter

8..AŞAĞIDAKİ İFADELERDEN HANGİSİ YANLIŞTIR AŞAĞIDAKİ İFADELERDEN HANGİSİ YANLIŞTIR?
a..resident mikroorganizmalar el kıvrımlarında yüzük altlarında ve tırnak aralarında bulunur..
**b..ellerin su sabun ve ANTİSEPTİK solüsyonla 1dk. süre ile yıkanmasına sosyal el yıkama denir
c..ellerde bulunan geçici flora hastane enfeksiyonlarının baş nedenleri arasındadır
d..en önemli el yıkamama nedeni eğitim yetersizliği ve el yıkamanın önemine olan inançsızlıktır
e..uzun tırnaklar ve ellerde bulunan takılar etkili el yıkamayı engeller..bu arada ben

1-HANGİSİ GÜNÜMÜZDEKİ SAĞLIK BAKIMI ANLAYIŞINDAN DEĞİLDİR
.***-hekim ağırlıklı hizmet
2-KOROTKOF SESLERİ HANGİ FAZDA
***-5.faz
3-HANGİSİ OMURGANIN GÖĞÜS VEYA BELDEN YANA EĞİLMESİDİR.
****-skolyoz
4-KAN BASINCINI DÜŞÜREN NEDENLERDENDİR.****
****-periferik vasküler direncin azalması ..

 2 
 : Kasım 26, 2011, 08:37:47 ÖS 
Başlatan artuklu - Son mesaj Gönderen: artuklu
Hemşirelik Esasları Vize 2 - soru ve cevapları /Atauzem-Helitam



1.AŞAĞIDAKİ İFADELERDEN HANGİSİ DOĞRUDUR?
CEVAP=Hastane ortamının oluşturduğu korku, endişe ve güvensizlik duygusu hastada kaza riskini artırır. ...

2.AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ HASTA KABUL SÜRECİNDE HEMŞİRENİN SORUMLULUKLARINDAN DEĞİLDİR?
CEVAP= Refakatçi kartının çıkartılması

3.AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ YATAK YAPIM İLKELERİNDENDİR?
CEVAP= İçinde hasta olan yatak yapılırken hasta yatakta sürüklenerek hareket ettirilmemelidir

4.İZOLASYON UYGULANMIŞ HASTANIN BAKIMINDA AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ YER ALMAZ?
CEVAP= Hastanın yanında refakatçi bulundurulur.

5. “BAĞIŞIKLAMA” ENFEKSİYON ZİNCİRİNİN HANGİ HALKASINA YÖNELİK BİR UYGULAMADIR?
CEVAP=Kişi duyarlılığı

6.AŞAĞIDAKİ DURUMLARIN HANGİSİNDE SOSYAL EL YIKAMA YÖNTEMİ KULLANILIR?
CEVAP=Bir hastadan diğer hastaya geçerken

7.“PATOJEN MİKROORGANİZMALARIN BİR BİREYDEN BAŞKA BİR BİREYE YA DA BİR YERDEN BAŞKA BİR YERE GEÇMESİNİ ENGELLEMEK” İFADESİ AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİNİ TANIMLAR?
CEVAP=Tıbbi asepsi

8.LAVMAN UYGULANAN HASTAYA AŞAĞIDAKİ POZİSYONLARDAN HANGİSİ VERİLİR?
CEVAP= Sims

9. BEDEN MEKANİKLERİ İLE İLGİLİ AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ YANLIŞTIR?
CEVAP= Ayaklar yere tam basmalı ve bitişik olmalıdır.

10.SOL VENTRİKÜLÜN KASILMASI SIRASINDA ARTERLER İÇİNDE OLUŞAN EN YÜKSEK BASINCA NE DENİR?
CEVAP=Sistolik kan basıncı

11.ARTERİYEL KAN BASINCININ ÖLÇÜLMESİNDE AŞAĞIDAKİ YÖNTEMLERDEN HANGİSİ EN GÜVENİLİR ÖLÇÜM SAĞLAR?
CEVAP= Civalı alet kullanmak

12.ARTERİYEL KAN BASINCI İLE İLGİLİ AŞAĞIDA VERİLEN İFADELERDEN KAÇ TANESİ DOĞRUDUR?
* Arteriyel kan basıncı daima sağ koldan ölçülmelidir
* Sağlıklı bireylerde üst ekstremiteden alınan kan basıncı değeri alt ekstremiteden alınan değerden fazladır
* Manşon h
CEVAP= 2

13. KALBİN KASILMASINI SAĞLAYAN SİNOATRİAL NODÜL NEREDEDİR?
CEVAP= Sağ atriumda vena cava süperiorun altında

14. KARDİYAK OUT-PUTU 6600 ML OLAN BİR BİREYDE DAKİKADAKİ NABIZ SAYISI 88 İSE STROK VOLÜM KAÇ ML DİR?
CEVAP= 75

15.FİLİFORM NABIZ İÇİN HANGİ ÖZELLİK YANLIŞ VERİLMİŞTİR?
CEVAP= Dolgundur

16.BİR HASTADA ATEŞ BAŞLANGICINDA AŞAĞIDAKİ BELİRTİLERDEN HANGİSİ GÖRÜLMEZ?
CEVAP= Terleme

17.SOLUNUM HIZI VE DERİNLİĞİNİN ÖNCE ARTMASI, ARDINDAN DÜŞMESİ VE APNENİN ORTAYA ÇIKMASI HANGİ SOLUNUM TİPİNDE GÖRÜLÜR?
CEVAP=Cheyne-stokes solunum

18.Aşağıdakilerden hangisi ilaç emilimini etkileyen faktörlerden değildir?
CEVAP= Karaciğer ve böbrek fonksiyonları

19.AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ İLAÇ ALERJİSİ BELİRTİLERİNDENDİR?
CEVAP= Hepsi

20.BİR HASTAYA İNTRAMÜSKÜLER YOLLA 20 MG GENTA AMPUL 2X1 YAPILMASI İSTENMEKTEDİR. İLAÇ DOLABINDA 80 MG GENTA AMPUL MEVCUTTUR. İSTENEN DOZU YAPABİLMEK İÇİN HEMŞİRE ENJEKTÖRE KAÇ DİZYEM İLAÇ ÇEKMELİDİR? (1 AMPUL GENTA 80 MG = 2 ML’DİR)
CEVAP=5

21. AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ VENÖZ GİRİŞİMİN YÖNÜNÜN VEN DİSTALİNDEN KALBE DOĞRU OLMASINI AÇIKLAR?
CEVAP= Ven içindeki kapakların açılma yönünün ve venöz dönüşün distalden kalbe doğru olması

22.AŞAĞIDAKİ İFADELERDEN HANGİSİ YANLIŞTIR?
CEVAP= 20 Dextroz solüsyonu intravenöz verildiğinde hücrelerin şişmesine neden olur

23.GÖZE İLAÇ UYGULAMA İLE İLGİLİ AŞAĞIDA VERİLEN İFADELERDEN HANGİSİ DOĞRUDUR?
CEVAP= Sistemik etkiye neden olabilecek ilaçlar uygulanırken iç kantüse geçici olarak hafifçe basınç uygulanmalıdır


24. AŞAĞIDAKİ İFADELERDEN HANGİSİ DOĞRUDUR?
CEVAP= Total parenteral beslenme solüsyonunun hızlı verilmesi hiperglisemiye neden olabilir


25.SOLUNAN HAVANIN NEMLENDİRİLMESİ VE ÖKSÜRME EGZERSİZLERİ HANGİ HEMŞİRELİK TANISININ GİRİŞİMLERİNDENDİR?
CEVAP= Hava yolu açıklığında yetersizlik

26. KASILMA OLMAKSIZIN KASLARIN KASILMASIYLA STATİK YADA SERTLEŞME EGZERSİZLERİ OLARAK ADLANDIRILAN EGZERSİZ NEDİR...
CEVAP=izometrik.

27.İLAÇ İSTEMLERİYLE İLGİLİ OLARAK AŞAĞIDA VERİLEN İFADELERDEN HANİSİ YANLIŞTIR
CEVAP=-istem yazımında standart kısaltmalar kullanılmamalıdır


28. HALİTOZİS NEDİR?
CEVAP =ağız kokusu

29.BİREYSEL HİJYENİK UYGULAMARIN AMAÇLARINDANDIR?
CEVAP=hepsi

30.ERİTROSİT UYGULAMA ENDİKASYONU?
CEVAP= aplastik anemi

31.AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ YANLIŞTIR?
Cevap=kullanılan iğneler kapakları kapatılarak delinmez kutulara atılmalıdır

32.HAREKETSİZLİĞİN ORGANİZMAYA ETKİLERİNDEN DEĞİLDİR?
CEVAP= besin gereksinimi artar

33.HANGİSİ EN ETKİLİ ANTİSEPTİKLERDENDİR SAĞLIK KURUŞUŞLARINDA YAYGIN KULLANILIR BAKTERİ VE VİRÜSLERE KARŞI ÇABUK ETKİ EDER..
Cevap=iyot bileşenleri


34. İNTRAVENÖZ SIVI TEDAVİSİNE BAŞLANAN HASTADA ATEŞ TİTREME SIRT AĞRISI BULANTI KUSMA NEYİ DÜŞÜNDÜRÜR
cevap=projenik reaksiyon

35.HAVA KİLDİ TEKNİĞİNDE HANGİSİ DOĞRUDUR.
Cevap=ilacın sızmasını önler

36. AYAK SAĞLIĞI İÇİN VERİLEN İFADELERDEN HANGİSİ YANLIŞTIR?
CEVAP= Devamlı olarak düz ayakkabı giyilmelidir

37.KASİÇİ ENJEKSİYONLARLA İLGİLİ AŞAĞIDA VERİLEN İFADELERDEN HANGİSİ YANLIŞTIR..
CEVAP=ventogluteal bölgede gluteus maximus kası vardır..

38.MİDE İÇERİĞİNİN UYGUN BİR SIVI İLE YIKANARAK BOŞALTILMASINA NE DENİR
CEVAP=lavaj

39.AŞAĞIDA VERİLMİŞ OLAN GENİTAL HİJYEN İLE İLGİLİ İFADELERDEN HANGİSİ DOĞRUDUR?
CEVAP=tuvalet sonrası temizlikte genital bölgeye elle temizlik yapılmamalı

40. NABIZ NEDİR?

CEVAP=kalpten pompalanan kanın arter duvarına yaptığı basıncın periferden hisedilmesi

41.AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ ATONİ NİN TANIMINI AÇIKLIYOR?
cevap=kas tonüsünün kaybı


NOT- Sorular Atauzem öğrencileri tarafından çözülmüştür..Soruları ayrıca kendiniz çözerek doğru cevaptan emin olun.

 3 
 : Kasım 26, 2011, 08:36:27 ÖS 
Başlatan artuklu - Son mesaj Gönderen: artuklu
HEMŞİRELİK ESASLARI VİZE - I soru ve cevapları (Atauzem-Helitam)


1)AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ REHABİLİTE EDİCİ SAĞLIK HİZMETLERİ KAPSAMINDA YER ALIR?
a.)özürlülük nedeniyle mesleğine uyum sağlamasına yardım etme
b.)sınırlarla yaşamayı öğretme
c.)sosyal yardım
d.)yetersizliği-sakatlığı sınırlama
e.)hepsi

2)AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ DOĞRU DEĞİLDİR?a.)hasta yatağını yapma hemşireye hastayı daha yakından gözleme olanağı verir
b.)iyi bir uyku ancak rahat ve temiz bir yatakta sağlanabilir
c.)yatak takımları hastane ortamında üç-dört günde bir defa değiştirilmelidir
d.)hasta yatağının yapımı temel hemşirelik işlevleri arasındadır.
e.)hemşire yatak yapımına hastanın ve ailesinin katılımı sağlanmalıdır

3)AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ HASTANE ORTAMDA KİMYASAL RİSKLERİ ÖNLEMEK İÇİN ALINAN TEDBİRLERDENDİR?
a.)zeminin kaymaması için önlemler almak
b.)düşme testi ile hastanın düşme riskini belirlemek
c.)enfeksiyon kontrol önlemleri almak
d.)malpraktisi önlemek için tedbirler almak
e.)havanın nem oranını %30-60 arasında tutmak

4) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ KAN BASINCINI DÜŞÜREN NEDENLERDENDİR?
a.)kardiyak outputun artması
b.)hızlı ve kontrolsüz ıv sıvı verilmesi
c.)periferik vasküler direncin azalması
d.)hemotokritin artması
e.)arter duvarının elastikiyetinin azalması

5) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ YANLIŞTIR?
a.)manşon uzun süre şişirilmiş bırakılırsa sesler güç duyurulur
b.)kan basıncı ilk muayenede her iki koldan da değerlendirilmelidir
c.)manşonun boyutu kolun tamamını veya en az %80 ini sarmalıdır
d.)bacaktaki kan basıncı koldakine eşittir

6.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ KAN BASINCI ÖLÇÜMÜNDE GERÇEK DEĞERDEN DAHA DÜŞÜK DEĞER ELDE EDİLMESİNE NEDEN OLAN hatalardandır?
a.)manometrenin göz düzleminden yukarıda olması
b.)manşetin, eninin hastaya göre çok dar olması
c.)manşon havasının hızlı boşaltılması
d.)manşetin gevşek sarılması
e.)kan basıncının fiziksel aktiveteden hemen sonra ölçülmesi

7.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ VÜCUT ISISININ YÜKSELMESİNE NEDEN OLUR?
a.)konveksiyon
b.)kondüksiyon
c.)terleme
d.)titreme
e.)hepsi


8.)AŞAĞIDAKİ İFADELERDEN HANGİSİ YANLIŞTIR?
a.)yenidoğanlarda vücut sıcaklığı ölçümünde rektal yol tercih edilmelidir
b.)termometre dezenfeksiyonunda solüsyon kabına en fazla 8 termometre konulmalıdır
c.)termometreler %70 alkol solüsyonu ile silinerek temizlenebilir
d.)timpanik termometrelerin ölçüm süresi 1-2 saniyedir
e.)çok zayıf hastalarda aksiler yol ile vücut sıcaklığı ölçümü yapılmamalıdır

9)APİKAL VE RADYAL NABZIN BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİNİN AMACI NEDİR?
a.)defisitleri değerlendirmek
b.)taşikardi olup olmadığını saptamak
c.)kalp üfürümlerini değerlendirmek
d.)kardiyak outputu belirlemek
e.)strok volümü belirlemek

10.)SOLUNUM SAYISININ VE DERİNLİĞİNİN NORMALİN ÜSTÜNE ÇIKMASINA NE DENİR?
a.)takipne
b.)polipne
c.)apne
d.)hiperpne
e.)hiperventilasyon

11.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ YANLIŞTIR?
a.)kaynatma iyi bir sterilizasyon yöntemidir
b.)etil alkolün %95 lik eriyiği tüberkülosittir
c.)iyi bir dezenfektan mikroorganizmalara toksik etki yapmalıdır
d.)hipoklorit dezenfektanlar çevrenin dezenfeksiyonu için sıklıkla kullanılırlar
e.)gluteraldehit toksik oluğundan antiseptik olarak kullanılmaz
12.)BİR CİSİM VEYA MADDEDE BULUNAN PATOJEN MİKROORGANİZMALARIN FİZİKSEL YADA KİMYASAL YÖNTEMLERLE ÖLDÜRÜLMESİ İŞLEMİ aşağıdakilerden hangisidir?
a.)antisepti
b.)dezenfeksiyon
c.)asepsi
d.)sterilizasyon
e.)sanitasyon

13.)HASTANE ENFEKSİYONLARININ ÖNLENMESİNDE EN ETKİLİ VE UCUZ YOL HANGİSİDİR?
a.)antibiyotik kullanma
b.)hastayı izole etme
c.)el yıkama
d.)hastaneyi ilaçlama
e.)enfeksiyon kaynaklarını tespit etme

14.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ HAREKET SIRASINDA DENGENİN SAĞLANMASI İÇİN UYULMASI GEREKEN KURALLARDAN BİRİ DEĞİLDİR?
a.)ağırlık çizgisi taban düzleminde olmalı
b.)hareket yer çekimine uygun olmalı
c.)taban yüzeyi genişletilmeli
d.)ağırlık merkezi taban yüzeyine uzak olmalı
e.)tabanlar yere tam olarak temas etmeli

15.)UZUN SÜRE YATAK İSTİRAHATİNDEKİ HASTALARDA GEREKLİ ÖNLEMLERİN ALINMAMASI SONUCU GELİŞEN AYAĞIN ÖNE DOĞRU DÜŞMESİ ile sonuçlanan ayak problemi Aşağıdakilerden hangisidir?
a.)hallux varus
b.)hallux valgus
c.)foot drop
d.)pes planus
d.)flat foot

16.) Aşağıdakilerden hangisi hareketsizliğin organizmaya olan etkilerinden değildir?
a.)ortostatik hipotansiyon riski artar
b.)bazal metabolizma hızlanır
c.)kalbin iş yükü artar
d.)venöz tromboz ve emboli riski artar
e.)benlik kavramı zedelenir
17.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ BASINÇ YARASINI ÖNLEMEYE YÖNELİK HEMŞİRELİK GİRİŞİMİ DEĞİLDİR?
a.)deriyi temiz tutmak
b.)hastanın pozisyonunu sık sık değiştirmek
c.)sürtünmeyi önlemek
d.)yaraya pansuman yapmak
e.)hastaya egzersiz yaptırmak

18.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ YARA İYİLEŞMESİNİ BOZAN NEDENLERDENDİR?
a.)yarada doku kaybı olmaması
b.)yara yerinde gerginlik olması
c.)yeterli kanlanmanın sağlanması
d.)adölesan dönem
e.)yarada kontaminasyon olmaması

19.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ ADÖLASAN DÖNEMİNDE SIK RASTLANAN GÜVENLİK RİSKLERİNDEN BİRİDİR?
a.)elektrik çarpması
b.)yangın
c.)spor kazaları
d.)enfeksiyon
e.)iş kazaları

20.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ GÜVENLİ ÇEVRENİN SAĞLANMASI VE SÜRDÜRLMESİ AKTİVİTESİ İLE İLİŞKİLİ HEMŞİRELİK TANISIDIR?
a.)yaralanma riski
b)zehirlenme riski
c.)aspirasyon riski
d.)enfeksiyon riski
e.)hepsi

21.FİZİKSEL TESPİT KULLANIMI İLE İLİŞKİLİ AŞAĞIDAKİ İFADELERDEN HANGİSİ YANLIŞTIR?
a.)tespit etmek için en uygun malzemem ip yada gaz bezidirb.)tespit öncesinde hasta ve aile üyelerinde bilgilendirilmiş izin alınmalıdır
c.)fiziksel tespit edici 2 saatte bir kaldırılarak dolaşım ve deri kontrolü yapılmalıdır
d.)fiziksel tespit edici hastanın kendisine zarar vermesini önlemek için uygulanmaktadır
e.)uzun süreli fiziksel tespit edici kullanımı kas zyıflığı ve güçsüzlüğe yol açabilir



22.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ YADA HANGİLERİ HASTANE ENFEKSİYONU BAKIMINDAN YÜKSEK RİSKLİ YERLERDENDİR?
1.yedidoğan üniteleri 2.yoğun bakım üniteleri 3. Genel cerrahi klinikleri 4. Fizik tedavi üniteleri

a.)1,2, ve 3
b.)1 ve 3
c.)1 ve 2
d.)yalnız 1
e.)hepsi

23.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİNDE VÜCUT SICAKLIĞI NORMAL DEĞERİN ÜZERİNDEDİR?
a.)timpanik 37.3
b.)oral 37.9
c.)rektal 36,8
d.)rektal 37.7
e.)aksillar 36.5

24.) AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ SAĞLIK EKİBİNİN MERKEZİNDE YER ALIR?
a.)hekim ve hemşire
b.)hemşire
c.)hekim
d.)hasta birey
e.)sağlıklı / hasta birey ve ailesi

25.)SAĞLIK EKİBİNİN BAŞKANI KİMDİR?a.)hasta ve ailesi
b.)sağlık müdürü
c.)hemşire
d.)hekim
e.)yapılan işin özelliğine uygun sağlık ekibi elemanı


VİZEDE ÇIKAN DİĞER FARKLI SORULAR

26- Aşağıdakilerden hangisinde vücut sıcaklığı rektal yol ile alınmamalıdır?
a-yenidoğan bebekler
b-aşırı zayıf hastalar
c-dış kulak yolunda buşon olan hastalar
d-bilinçsiz hastalar
e-yaşlı hastalar

27- Antekubital fossada, biseps ve triseps kasları arasında bulunan ve nabız kullanılmada kullanılan arter aşağıdakilerden hangisidir ?
a-brakial arter
b-radyal arter
c-femoral arter
d-karotid arter
e-posterior tibiyal arter

28- Sayısı genellikle dakikada 130’un üzerinde olan ve ipliksi nabız olarak adlandırılan nabız şekline ne denir ?
a-aritmi
b-filiform nabız
c-regüler nabız
d-bigemine nabız
e-apikal nabız

29-Aşağıdakilerden hangisi hastane ortamında karşılaşılan ergonomik risklerdendir?
a-gürültü
b-mikroorganizmalar
c-aşırı sıcak ortam
d-zeminin kaygan olması
e-sitotoksik maddeler

30- Aşağıdakilerden hangisi basınç yarası oluşumunda bir risk faktörü değildir?
a-ileri yaş
b-yetersiz beslenme
c-kuru cilt
d-cildin sürekli nemli kalması
e-mobilizasyon

31- Aşağıdakilerden hangisileri hemşirelik tanısıdır
I-bakteriemiye bağlı ateş II-Hipotalamus travmasına bağlı hipotermi III- Kafa içi basıncının artması ile ilişkili vücut sıcaklığında dengesizlik riski IV-Hava koşullarına uygun giyinmeme ile ilişkili hipotermi V- Yenidoğan olmaya bağlı yetersiz termoregülasyon
a- I ve II
b-I ve IV
c-IV ve V
d- III, IV ve V
e-hepsi

32- Aşağıdakilerden hangisi omurganın göğüs veya bel bölgelerinde görülen yana doğru eğriliğidir?
a-lordoz
b-skolyoz
c-kifoz
d-omuz düşüklüğü
e-pes planus

33-Sinoatrial nodülden normalde dakikada kaç uyaran çıkar?
a-10 – 24
b-30 – 50
c-60 – 100
d-120 – 140
e-hiçbiri

34-Aşağıdakilerden hangisi hasta kabul sürecinde hemşirenin sorumlulukları arasında değildir?
a-tanı testlerinin uygulanması için yazılı istemde bulunmak
b-hastaya hastane düzeni,hakları ve sorumlulukları hakkında bilgi vermek
c-fiziksel muayeneye yardım
d-hastayı karşılamak ve odasına almak
e-hasta kimliğini sağlamak

35- Aşağıdakilerden hangisi günümüzde sağlık bakımı anlayışlarından biri değilidir?
a-sektörler arası işbirliğine önem vermek
b-etkin toplum katılımı sağlamak
c-hekim ağırlıklı hizmet vermek
d-sağlığın korunması ve geliştirilmesine ağırlık vermek
e-herkese sürekli hizmet vermek

NOT- Sorular Atauzem öğrencileri tarafından çözülmüştür..Soruları ayrıca kendiniz çözerek doğru cevaptan emin olun.

 4 
 : Kasım 26, 2011, 08:33:28 ÖS 
Başlatan artuklu - Son mesaj Gönderen: artuklu
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH)

1. Tanım

KOAH akciğerin zararlı gaz ve partiküllere karşı anormal enflamatuar yanıtı sonucu ortaya çıkan tıkayıcı ve ilerleyici bir akciğer hastalığıdır. Ekspirium (nefes verme) sırasında havayollarında ortaya çıkan çökme ve aşırı bronşial ifrazat havayollarında daralmaya neden olarak hava akım hızını azaltmakta ve bu olay sürekli olarak şiddetini arttırarak hastanın yaşam kalitesinde bozulmaya yol açmaktadır. Bu tanımdan da anlaşıldığı gibi KOAH'ta havayollarında meydana gelen değişikler geri dönüşümsüzdür ve sürekli ilerleyici karakter gösterir.American Thoracic Society'nin tanımına göre KOAH, Kronik bronşit ve amfizeme bağlı hava akımı kısıtlaması ile karakterizedir. Yine aynı derneğin tanımlamasına göre Kronik bronşit, birbirini izleyen iki yıl içersinde bir başka nedene bağlanamayan ve en az 3 ay süren kronik öksürük ve balgam çıkarma olarak ifade edilebilir. Amfizem ise akciğerin en uç noktalarında yer alan ve atmosfer havasından Oksijeni alıp kandaki Karbon dioksiti havaya vermemizi sağlayan alveolerin (küçük hava kesecikleri) anormal ve kalıcı genişlemesidir. Bu 2 hastalığın akciğerde yerleştiği alan ve yapmış oldukları kalıcı değişiklikler farklı tipte olmakla beraber KOAH,genellikle kronik bronşit ve amfizemin değişik oranlarda birlikteliği ile karakterizedir.

2. Dünyada ve ülkemizde KOAH'nın boyutu nedir ?

Tüm dünyada ciddi bir ölüm nedeni olan bu hastalık yüzünden her yıl yaklaşık 2,5 milyon kişi yaşamını yitirmektedir.Bu hastalalığın 2020 yılında küresel yük açısından ilk 5. sıraya yerleşeceği tahmin edilmektedir.ABD'de 1968-1995 arası yaşa uyarlanmış ölüm oranlarının seyrine bakıldığında,koroner kalp hastalığı, inme, diğer serebrovasküler hastalıklar ve bunların dışında kalan diğer tüm ölüm nedenlerinde azalma izlenirken, aynı dönemde KOAH nedenli ölüm oranlarında ciddi bir artış olduğu (% 163) saptanmıştır. KOAH bugün tüm dünya genellinde ölüm nedenleri arasında 6. sırada yer almaktadır ve 2020 yılında 3. sıraya yerleşeceği öngörülmektedir. Ülkemizde elimizde kesin sayısal veriler olmamakla birlikte yaklaşık 2,5-3 milyon KOAH hastası olduğu tahmin edilmektedir.

3. KOAH için risk faktörleri

KOAH için risk faktörleri astımda olduğu gibi genetik ve çevresel olmak üzere 2 grupta ele alınabilir. Yandaki tabloda görülen risk faktörlerinden en önemlisi sigara kullanımıdır. Gelişmiş ülkelerde KOAH gelişiminden sorumlu en büyük risk faktörü sigara iken gelişmekte olan ülkelerde sigaranın yanısıra çevresel ve mesleki zararlı gaz ve partiküllere ya da hava kirliliğine maruz kalma da önemli oranda KOAH gelişiminden sorumlu tutulmaktadır. Örneğin ülkemizde bazı kırsal alanlarda yakıt olarak kullanılan tezek dumanı KOAH için risk faktörü olarak ele alınmalıdır.

Aktif sigara kullanımı KOAH için bilinen en önemli risk faktörüdür. Sigara içenlerde KOAH gelişme riski içmeyenlere göre 10-25 kat daha fazladır. Aktif sigara içenlerin sigarayı bıraktıklarında solunum fonksiyon testlerindeki yıllık kayıp hızı, sigara içmeye devam edenlere göre ileri derecede azalmaktadır. Sigarayı bırakma yaşı ne kadar erken olursa solunum fonksiyon testlerindeki bozulma hızı o derecede yavaşlamaktadır. Bugün sigara içenlerin yaklaşaık % 15-20 kadarında KOAH geliştiği bilinmektedir.

Mesleksel maruziyet de KOAH için önemli risk faktörüdür. Havalandırması kötü, korunma önlemlerinn uygulanmadığı dumanlı ve tozlu işyerlerinde çalışanlarda KOAH gelişimi için normal popülasyona göre daha yüksek risk taşımaktadırlar.

4. Hastalığa ait belirti ve bulgular

Hastalığın ilk belirtileri öksürük ve balgam çıkarmadır. KOAH hastalarının büyük çoğunluğu aynı zamanda sigara tiryakisi olduğundan öksürük ve balgam yakınması başlangıçta hasta tarafından sigaradan oluyor düşüncesi ile önemsenmez. Oysa bu dönemde hastalığa tanı konulması hastanın geleceği açısından son derece önemlidir. Erken dönemde sigaranın bırakılması ile hastalık belirtileri gerileyebilir ve hastalık gelişimi durabilir. Öksürük genellikle sabahları daha fazla ve arka arkayadır.Kronik bronşitin ön planda olduğu KOAH olgularında çoğu kez öksürükle birlikte balgam çıkarma da vardır. Hastalığın bu dönemde fark edilmemesi ve sigaraya devam edilmesi neticesinde hastalık ilerler ve hışıltılı solunum, nefes darlığı gibi yakınmalar ortaya çıkar. Ayrıca bazı hastalarda balgamla birlikte hafif hemoptizi(kan tükürme) olabilir.Ön planda amfizemin yer aldığı KOAH olgularında ise hastalar en fazla nefes darlığından yakınırlar. Bu gruptaki hastalarda hışıltılı solunum, öksürük ve balgam çıkarma yakınmaları daha seyrektir. Yine amfizemin ön planda olduğu KOAH hastaları genellikle astenik, ince yapılı tiplerdir. Buna karşın Kr.bronşitin ön planda olduğu KOAH hastaları tıknaz kısa boylu yapıdadırlar. KOAH'ın ağır ve çok ağır formlarında kandaki Oksijen miktarında azalma ve buna bağlı siyanoz ve en nihayetinde sağ kalp yetersizliğine bağlı, ayaklarda şişme gibi belirtiler ortaya çıkar.

5. Hastalığın tanısı

Sigara kullanımı,zararlı gaz ve partiküllere maruziyet veya genetik risk faktörleri varlığı ile birlikte kronik öksürük, balgam çıkarma ve nefes darlığı gibi semptomlar ile başvuran hastalarda standart akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testleri yapılmalıdır. Standart akciğer grafisinde KOAH'na ilişkin bulgular saptanabilmekle beraber yukarıdaki şikayetlere neden olabilen akciğer kanseri, bronşektazi gibi diğer akciğer hastalıklarının tanısı da konulabilir.Solunum fonksiyon testleri ise KOAH tanısının objektif olarak kesinleştirilmesini ve hastalığın varlığı durumunda ağırlık derecesinin belirlenmesini sağlar. Bu tetkikleri dışında EKG ve tam kan sayımı gibi yardımcı tanı yöntemlerine de başvurulabilir.

6. Tedavi

KOAH'nın tedavisi 4 bölümde ele alanıbilir. bunlar, Hastalığın tanısı ve derecesinin değerlendirilmesi, sigaranın bıraktırılması ve diğer risk faktörlerinin azaltılması, stabil dönemdeki tedavi ve akut atak dönemlerindeki tedavi olarak sıralanabilir. Bugün KOAH tedavisinde kullanılan pek çok çeşit ilaç piyasada bulunmakla beraber bu ilaçların hiçbiri hastalığı tamamen ortadan kaldıramaz ve hiçbir ilaç SİGARANIN BIRAKILMASI KADAR HASTALIĞIN İLERLEMESİNİ YAVAŞLATICI ETKİ GÖSTEREMEZ. Stabil dönemde KOAH tedavisinde tercih edilecek ilaçlar aynı astım tedavisinde olduğu gibi solunum yoluyla kullanılan inhaler ilaçlar olmalıdır. Hastalığın ağırlık durumuna göre bu ilaçlar gerektiğinde yani hasta örneğin efor yaparken nefes darlığı hissetiğinde kullanılabilir ya da hekimin önerdiği şekilde sürekli ve düzenli bir tedavi şeması uygulanabilir.KOAH'da ilaç dışı tedavi modaliteleri ise uzun süreli Oksijen tedavisi ve pulmoner rehabilitasyon programlarını içerir. Uzun süreli yada sürekli Oksijen tedavisi kanlarında Oksijen parsiyel basıncı hastalık nedeniyle belirli bir değerin altına düşmüş olgularda önerilir. Unutulmamalıdır ki bilinçsiz Oksijen kullanımı KOAH olgularında yarardan çok zarar getirebilir. Bu nedenle Oksijen tedavisinin gerekliliğine mutlaka hekim karar vermelidir.

7. KOAH'da akut atak ve tedavisi

KOAH’lı hastanın, zeminde var olan dispne, öksürük ve/veya balgam çıkarma yakınmalarında, tedavisinde değişiklik gerektirecek boyutta akut bir artış göstermesi aku atak olarak tanımlanmaktadır.KOAH'lı hastalar yılda 1-4 kez alevlenme (akut atak) gösterebilirler. Alevlenmelerin büyük kısmı hafif olup evde tedavi edilebilirse de, çok şiddetli ve hayatı tehdit eden alevlenmelerde hastalar yoğun bakım ünitelerine bile yatırılabilirler.KOAH'lı olgularda birçok alevlenme nedeni olduğu bilinmekle birlikte hastaların büyük çoğunluğunda solunum yolları enfeksiyonları tablonun ortaya çıkmasında rol oynar.

 5 
 : Kasım 26, 2011, 08:32:50 ÖS 
Başlatan artuklu - Son mesaj Gönderen: artuklu
ÇOCUKTA DOZ HESAPLAMALARI İLE İLGİLİ ÖRNEKLER

1)Sefazol flk çocuklarda önerilen doz : 25-50 mg/m2/st  vücut yüzeyi 0.8 m2 olan bir çocuk için order edilen doz 30 mg.Doz güvenli midir ?
 
ÇÖZÜM :
 
Çocuk dozu/24 st = Çocuğun vücut yüzey alanı(m2) ×önerilen doz
Ç.Dozu (alt sınır)= 0.8×25 = 20 mg
             (üst sınır)=0.8×50 = 40 mg
30 mg bu sınırlar içinde olduğundan doz güvenlidir.
 
2)Devaljin amp çocuklarda önerilen doz : 0.1-0.2 ml.6 yaşındaki bir çocuk için order edilen doz 0.8 ml doz güvenli midir ?
 
ÇÖZÜM :
 
Çocuk dozu/24 st = Çocuğun vücut ağırlığı(kg) ×önerilen doz
Ç.dozu(alt sınır)  = 0.1 ×6 = 0.6ml
            (üst sınır) = 0.2 ×6 = 1.2ml
0.8 ml bu sınırlar içinde olduğundan doz güvenlidir.
 
3)Flagly tab. Çocuk önerilen doz : 30-40mg/kg/st.15 kg ağırlığındaki bir çocuk için order edilen doz 2×500 mg doz güvenli aralıkta mıdır ?
 
ÇÖZÜM:
 
Çocuk dozu/24 st = Çocuğun vücut ağırlığı(kg) ×önerilen doz
Ç.dozu(alt sınır)  = 15×30=450mg
            (üst sınır) = 15×40=600mg
                            = 2×500=1000 mg
 
1000 mg doz aralığında olmadığından doz güvenli aralıkta değildir.Hatalıdır.
 
4)Erythrocin 200mg 100 ml oral supp order edilen 4 × 130 mg dır.Doz nasıl ayarlanmalıdır ?
 
ÇÖZÜM :
 
İstenen miktar:İstenilen doz × Eldeki miktar/ Eldeki doz
 
200 mg                            100 ml
130mg                                ×
 
× = 65 ml
 
5)Genmisin amp. 160 mg 2 ml , order edilen doz 2 ×40 mg doz nasıl ayarlanmalıdır ?
 
ÇÖZÜM  :
160 mg                     2 ml
40 mg                         × m
          ×= 0.5 ml

 6 
 : Kasım 26, 2011, 08:31:23 ÖS 
Başlatan artuklu - Son mesaj Gönderen: artuklu
SİYANOTİK KONJENİTAL KALP HASTALIKLARI

üm  konjenital kalp hastalıkları içinde % 5-7 oranında görülür.  Siyanotik konjenital kalp hastalıkları içinde ise en sık görüleni olup  göreceli olarak prognozu en iyi olanıdır . Dört komponenti vardır (Şekil 1)



 1) Pulmoner darlık (= PS) : Genellikle infundibuler (subvalvüler) tip olup bazen buna valvüler ve supravalvüler pulmoner darlık  da eşlik edebilir. Hastanın kliniğini ve prognozunu en fazla etkileyen pulmoner darlığın derecesidir.

2) VSD: Genellikle perimembranöz ve subaortik yerleşimlidir.

3) Aortanın dekstropozisyonu (ata biner tarzda aorta): VSD�nin malalignment tipi olması sonucudur ve aortanın bir kısmı sağ ventrikülden çıkmaktadır.

4) Sağ ventrikül hipertrofisi: Pulmoner darlığa ikincil olarak gelişir. Anatomik bir patoloji değildir.

Fallot tetralojili hastaların hemen hemen ¼�ünde ASD de vardır. Bazı yazarlar buna Pentaloji de demektedir.

PATOLOJİ

Pulmoner infundibulum hipertrofik ve sağ ventrikül çıkış yolu dardır. Pulmoner kapak anulusu, ana pulmoner arter ve pulmoner arter dalları da dar olabilir.  Bu nedenle akciğerlere normalden daha az kan gider. VSD subaortik ve büyüktür. Aorta dekstropoze ve normalden geniştir.

FİZYOPATOLOJİ: Sağ ventrikül basıncı PS nedeniyle sol ventriküle eşit veya daha yüksektir. Sistemik venlerden sağ atriyum ve sağ ventriküle gelen kanın bir kısmı, pulmoner darlık nedeniyle pulmoner arter yerine VSD yolu ile aortaya ve sistemik dolaşıma geçer (Pulmoner dolaşıma giden kan az, sistemik dolaşıma giden kan fazladır: Akımlar oranı <1). Pulmoner stenoz ne  kadar  ağır ise sağdan sola şant o kadar fazla, siyanoz ve diğer klinik bulgular o kadar belirgindir. PS çok ağırsa yaşamın sürdürülmesi için pulmoner kanlanma ancak PDA veya kollateraller gelişmesine bağlıdır. Pulmoner stenozun hafif olduğu durumlarda akciğere yeterli kan gider, VSD�den hafif iki yönlü şant bulunabilir ve siyanoz görülmez, buna Pink Fallot adı verilir. Bunda hastanın klinik bulguları çok hafiftir.

KLİNİK BULGULAR:

SİYANOZ : En belirgin bulgu olup pulmoner stenoz daha hafif olduğundan doğumda bulunmayabilir. PS doğumda hafif olabilir ve soldan sağa şant hakimdir. Giderek infundibuler darlık arttıkça sağ ventrikül basıncı da artar, akciğere giden kan azalır ve sağdan sola şant başlar. Siyanoz ortaya çıkar.

ÇOMAK PARMAK (HİPOKRAT PARMAĞI-CLUBBING): Bu da zamanla gelişir. Hasta siyanotik olsa da, 6 aylıktan önce görülmez.

ÇÖMELME (SQUATTING):  Hasta yürürken sistemik direnç düşer, sol ventrikül basıncı da düşer. Sonucunda sağdan sola şant artar, akciğere daha da az kan gitmeye başlar. Hipoksi ve siyanoz artar. Hasta daha fazla yürüyemez ve çömelir. Bu şekilde hasta ancak belli mesafelerde çömelerek bir yerden bir yere gidebilir.

EGZERSİZ DİSPNESİ: Hasta egzersize tahammülsüzdür. Hafif egzersizle dispne görülebilir.

HİPERSİYANOTİK ATAK (HİPOKSİK SPELL-HİPOKSİK NÖBET): FT�li hastalarda infundibulum bazı durumlarda spazma uğrayabilir. Genellikle sabahları uyandıktan sonra hiperpne, siyanozda artma, dalgınlık görülür. Ağır spellerde bazan şuur kaybı, konvülsiyon ve hemiparezi görülebilir. Nöbetler ani başlar. Spell görülen hastalara Beta-bloker (1-4 mg/kg/gün  dozunda propranolol) başlanır. Beta-bloker profilaksisine yanıt vermeyen hastalarda acil ameliyat endikasyonu vardır.

 

 

ÜFÜRÜM: FT�de VSD üfürümü duyulmaz. Çünkü her iki ventrikül basıncı birbirine yakın veya eşittir. İnfundibuler PS�ye bağlı olarak sternum solu 2-3 aralıklarda  3-4/6 SİSTOLİK EJEKSİYON üfürümü duyulur. 2. ses tektir.

TRİL: % 50 hastada alınabilir.

·        Sağ ventrikül aktivitesi artmıştır.

·        Polisitemi ve relatif demir eksikliği anemisi vardır.

·        Büyüme ve gelişme geriliği: Tedavisiz ve ağır vakalarda mevcuttur.

KOMPLİKASYONLAR:

Serebral Tromboz: Genellikle 2 yaş altındaki hastalarda polisitemi, anemi ve dehidratasyon varlığında görülür. Hb 15-17  g/dl arasında tutulur.

Beyin Absesi: Genellikle 2 yaş üzerinde görülür. Ateş, kusma, baş ağrısı varsa şüphelenilmelidir.

Bakteriyel Endokardit: Ameliyat edilmemiş veya şant ameliyatı yapılmış hastalarda sık görülür.

LABORATUAR BULGULARI:

TELEKARDİYOGRAFİ: Kalp gölgesi küçük, apeks yukarı kalkmış (sağ ventrikül hipertrofisi), pulmoner konus çökük (pulmoner arter hipoplazik), akciğer vaskülaritesi azalmış (PS nedeniyle pulmoner arter dalları hipoplazik). Böyle bir kalp görünümü tahta pabuça benzer (Coeur en Sabot) (Şekil 2).

EKG: Sağ aks deviasyonu, sağ ventrikül hipertrofisi vardır.

EKOKARDİYOGRAFİ: FT�nin tüm anatomik bulguları görülür. PS�nin derecesi Doppler ile ölçülebilir.

KATETERİZASYON / ANJİYOGRAFİ: Artık genellikle tanı amaçlı yapılmamaktadır.

TEDAVİ:

Genellikle ilk yaş içinde (ağır vakalar dışında) pek sorun yaratmaz. Bununla birlikte hastalar dehidratasyondan korunmalı, varsa demir eksikliği anemisi tedavi edilmeli, Hb 15-17 arasında tutulmalıdur. Hb 17 g/dl üzerine çıkarsa kan viskozitesi çok arttığından serebral trombozlara yol açabilir. Flebotomi ile Hb bu düzeyin altına kadar düşürülmelidir. İlk yaş içinde ağır siyanoz ve sık spell görülürse acilen şant ameliyatı yapılmalıdır.

Modifiye Blalock-Taussig Şant: Sol veya sağ subklavian arter ile o taraftaki pulmoner arter arasına sentetik bir damar ile uç uca anastomoz yaparak, PS nedeniyle az olan akciğer kanlanmasını arttırmaya yönelik geçici ve paliyatif bir ameliyattır. Şanttan sonra siyanoz azalır, speller geçer ve şanta bağlı devamlı üfürüm duyulmaya başlanır. (Bak şekil 3)

TÜM DÜZELTME AMELIYATI: Bir yaşından sonraki hastalara kalbin anatomik durumu uygun ise açık kalp cerrahisi tekniği ile uygulanır. VSD kapatılır ve PS giderilir. Mortalite deneyimli merkezlerde %5�in altındadır.

PROGNOZ: Tüm düzeltme ameliyatından sonra genellikle hastalar sorunsuz ve kısıtsız bir yaşam sürerler. Ameliyattan sonra  aritmiler gelişebilir ve tedavi gerektirebilir.

 

 2. BÜYÜK ARTER TRANSPOZİSYONU (BAT)

Konjenital kalp hastalıkları içinde %3-5 oranında görülür ve siyanotikler içinde ise FT�den sonra ikinci sıklıktadır. Diyabetik anne çocuklarında nispeten daha sık görülür.


 

 

 

 

 

 

 


 

ANATOMİ VE FİZYOPATOLOJİ: Normal anatominin tersine sağ ventrikülden aorta (Ao), sol ventrikülden pulmoner arter (PA) çıkar (Şekil 4). Sistemik dolaşımdan gelen ansatüre kan yine sistemik dolaşıma giderken pulmoner venlerden gelen satüre kan ise yine akciğerlere döner. Doğum öncesi umblikal ven yoluyla sistemik venlere kısmen satüre kan gelmekte ve bu da sistemik dolaşıma gitmektedir. Doğumda umblikal ven kanı ortadan kalktığı için hastanın yaşaması her iki dolaşım arasında ASD, VSD veya PDA gibi bir defekt yoluyla oluşacak iki yönlü şantın bulunmasına bağlıdır. Hastaların %50�sinde VSD bulunur. Defekt olmayanlar ilk günler veya haftalar içinde kaybedilir. Müdahele edilmez ise hastaların % 90�ı ilk yaş içinde kaybedilir. (Yaşayanlarda ASD veya VSD vardır.)

KLİNİK BULGULAR:

BASİT BAT (ASD, VSD YOK): Doğumdan sonra belirgin siyanoz, solunum sıkıntısı, asidoz başlar ve müdahele edilmeyen bebekler ilk günler veya haftalar içinde kaybedilir. Üfürüm yoktur veya hafiftir.

BAT+VSD (VEYA BAT+ASD): Siyanoz hafiftir, ağlarken belirginleşir. Klinik bulgular daha hafiftir. Ancak kalp yetersizliği bulguları başladığında semptom verdiğinden, tanı konulması aylarca gecikebilir. Üfürüm pansistolik  veya sistolik ejeksiyon  tipindedir.

TELE: Kalp büyük, yan yatmış yumurta şeklinde, kalp sapı (üst mediasten) dar, akciğer vaskülaritesi artmıştır (Şekil 5).

EKG: Bulgu vermez. Fizyolojik sağ aks deviasyonu ve sağ ventrikül hipertrofisi vardır,  ki bunlar yenidoğan için zaten normal bulgulardır.

EKO: Kesin, noninvazif ve en hızlı tanı yöntemidir.

KALP KATETERİZASYONU ve ANJİOGRAFİ: Genellikle tedavi amaçlı Balon atriyal septostomi (BAS) için yapılır.

TEDAVİ: Basit şantsız BAT�ta acilen tedavi gereklidir. Oksijen verilir. Asidoz, hipotermi, hipoglisemi tedavisi yapılır. PDA�yı açık tutmak için Prostoglandin E (PGE) infüzyonu yapılır. Ayrıca acilen kalp kateterizasyonu yapılarak BAS (balonlu kateterle interatriyal septumda yapay ASD oluşturma yöntemi) uygulanmalıdır. VSD veya ASD�li BAT�ta eğer iki yönlü şant yeterli ise BAS uygulanmaz.

Arteriyel Switch (Jatene) ameliyatı: Erken tanı konulabilmiş hastalarda ilk 2 hafta içinde yapılabilir. Aort ve pulmoner arterler, kapakların 1 cm üzerinden kesilerek yerleri değiştirilir. İki haftadan büyük çocuklarda sol ventrikül kas kitlesi hızla azalmış olduğu için uygulanamaz.

Atriyal Switch (Senning veya Mustard ) ameliyatı: Paliyatif yöntemlerle yaşatılmış doğal defektli veya BAS�lı bebeklerde 4-12 ay arasında uygulanır. Atriyum içinde doğal  veya yapay maddelerle tüneller oluşturarak sistemik ven kanı mitral kapak yoluyla sol ventriküle, pulmoner ven kanı triküspit kapak yoluyla sağ ventriküle yönlendirilir. Böylece sağ ventrikül sistemik, sol ventrikül pulmoner ventrikül haline gelir. Post-operatif komplikasyonları Jatene�e göre çok daha fazladır.

 

3. TRUNKUS ARTERIYOZUS

Tüm konjenital kalp hastalıkları içinde %1-2 oranındadır. Sıklıkla DiGeorge sendromu ile birliktedir. Ventrikülden tek bir arteriyel kök çıkar (Trunkal kök). Daima büyük bir VSD ile birliktedir. Trunkal kök dekstropozedir yani interventriküler septuma ata biner tarzda oturur (Şekil 6).

 


 

 

 

 

 

KLİNİK BULGULAR: Pulmoner stenoza (PS) bağlıdır.

·        Pulmoner stenoz yoksa pulmoner akım çok artar. KKY, çabuk yorulma, dispne, sık akciğer enfeksiyonu, büyüme gelişme geriliği ile birlikte hızla pulmoner hipertansiyon (PH) ve Eisenmenger sendromu gelişir, hasta genellikle ilk yaş içinde kaybedilir. Siyanoz hafif veya yoktur. Kalp büyük, prekordiyum belirgin, S2 sert ve tek, sistolik ejeksiyon üfürümü ve ejeksiyon kliği duyulur.

·        Pulmoner stenoz varsa  pulmoner akım azalmıştır, siyanoz vardır ve giderek artar. Polisitemi ve çomak parmak eşlik eder.

TELE: Genellikle kardiyomegali vardır.

EKG: Tipik bulgu vermez. Genellikle sağ ventrikül hipertrofisi veya biventriküler hipertrofi vardır.

EKO: Geniş VSD, ata biner tarzda geniş aorta görülür. Sağ ventrikülden pulmoner arter çıkışı görülmez .

PROGNOZ:  PS yok ise ameliyat edilmeyen hastalar genellikle süt çocukluğunda veya en geç 2 yıl içinde kaybedilirler. PS varsa Fallot tetralojisine benzer klinik bulgular ile erişkin çağa kadar yaşayabilirler.

TEDAVİ: Ameliyatla patolojilerin düzeltilmesi gerekir.

 

4. TRİKÜSPİD    ATREZİSİ 

Tüm konjenital kalp hastalıkları içinde % 1-2 oranında görülür. Triküspit kapak tamamen kapalıdır ve sağ atriyumla sağ ventrikül arasında hiç bir bağlantı yoktur. İnteratriyal septumda açıklık (ASD veya PFO) olması şarttır. Sistemik ven kanı  ASD veya PFO (patent foramen ovale) yoluyla sol atriyuma, buradan da sol ventriküle geçmektedir. İki tipi vardır (Şekil 7):

 

 7 
 : Kasım 26, 2011, 08:29:55 ÖS 
Başlatan artuklu - Son mesaj Gönderen: artuklu
Alerji deri testi

Erken allerjik reaksiyonun tanısı için kullanılan ucuz, kolay ve en hassas testtir. Alerji yaptığından şüphelenilen veya alerji yapma potansiyeli yüksek olan ev tozu akarlarının proteinleri, ağaç, çiçek tahıl polenleri, hayvan tüyleri, küf mantarları gibi birçok alerjenden hazırlanan solüsyonların çok küçük miktarları, ön kolun iç yüzüne veya sırta damlatıldıktan sonra plastik bir çubuk ya da benzeri sert bir cisimle damlanın altındaki cilt hafifçe zedelenir. Alerji varlığında 30 dakika içinde, alerjenin damlatıldığı yerde alerjik reaksiyonun şiddetine göre hafif bir kızarıklıktan oldukça büyük sertlik ve şişmeye kadar varan bir deri reaksiyonu görülür. Testi yapan hekim bu alerjik reaksiyonların büyüklüğünü ölçerek hastanın alerjisi olup olmadığını ve eğer alerji varsa hangi maddelerin alerji yaptığını belirler. Test kolay ve ucuz olmakla birlikte çok nadiren şiddetli alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bazı hastalarda ise 6-24 saat içerisinde geç alerjik reaksiyonlar ortaya çıkabilir.

 

 

Kimlere alerji testi yapılır ?

Göğüs hastalıkları alanında daha önce diğer yöntemlerle astım veya alerjik rinit (saman nezlesi) tanısı koyulan ya da kuşku duyulan hastalarda, alerji varlığını araştırmak ve eğer varsa hangi maddelere karşı olduğunu ortaya koymak amacıyla alerji deri testi yapılır.Söz gelimi evinde kedi besleyen bir astım ya da alerjik rinit hastasında, kedi tüyüne karşı alerji saptanması durumunda kedinin evden uzaklaştırılması önerilir. Ayrıca bazı kaşıntılı deri hastalıklarında alerjiye neden olan gıdaları ya da diğer alerjenleri belirlemek amacıyla alerji deri testleri istenebilir.

 

 

Testin doğru sonuç vermesi için test gününden geriye, en az 15 günlük süre zarfında, alerji ilaçlarının(anti-histaminikler) ya da anti-histaminik içeren öksürük şurubu gibi diğer ilaçların kullanılmaması gerekir

 8 
 : Kasım 26, 2011, 08:29:13 ÖS 
Başlatan artuklu - Son mesaj Gönderen: artuklu
Astım

 Astım, dış ortamda bulunan çeşitli alerjenler (alerjik reaksiyona neden olan madde), sigara dumanı, duygusal faktörler, egzersiz, soğuk havaya maruz kalma gibi tetikleyici faktörlere karşı, havayollarının (bronşların) daralması ile kendisini gösteren ve ataklarla seyreden kronik bir akciğer hastalığıdır.

Ataklar dışında çoğu kez hiçbir yakınması olmayan hastada atak sırasında nefes darlığı, öksürük, hışıltılı solunum, güçlükle balgam çıkarma, göğüste sıkışıklık hissi gibi belirtiler vardır ve bu belirtilerin şiddeti hastadan hastaya çok büyük değişiklikler gösterebilir. Ataklar genellikle gece sabaha karşı ortaya çıkar, kendiliğinden veya ilaç kullanarak geriler ve kaybolur ancak yeni bir atakla tekrar ortaya çıkar. Tedavi görmemiş ya da düzensiz tedavi görmüş olgularda, zamanla atak sıklığı ve şiddeti artar. Bu hastalarda, nefes darlığı, hışıltılı solunum ve göğüste sıkışıklık hissi gibi belirtiler süreklilik kazanabilir.

Astımın görülme sıklığı, ülkeden ülkeye değişmekle birlikte yaklaşık olarak 10%-15% kadardır ve gelişmiş ülkelerde oranın daha yüksek olduğu bilinir.

Astım için risk faktörleri nelerdir?

 Astım için risk faktörleri genetik ve çevresel faktörler olmak üzere iki ana grupta ele alınabilir. Genetik faktörlerden en önemlisi alerji varlığıdır. Alerji genetik geçiş gösterir. Bu geçişten sorumlu bazı genler tanımlanmıştır. Çevresel faktörler ise alerjenlere, mesleksel bazı toz ve kimyasal maddelere, sigara dumanına ve hava kirliliğine maruziyet; sık sık viral üst solunum yolu enfeksiyonları geçirmek olarak sıralanabilir. Yapılan çalışmalarda tüm dünyada astıma en sık neden olan alerjenin ev tozu akarları olduğu görülmüş ve bu durumun yaşamın başlangıcında, yani bebeklik döneminde evde yoğun olarak ev tozu akarlarına maruz kalmanın sonucu olduğu anlaşılmıştır. Yine çevresel faktörlerde sigara dumanına maruz kalma son derece önemlidir. Örneğin gebelik döneminde sigara içen annelerin, çocuklarında astım ve diğer solunum sistemi hastalıklarının daha sık görüldüğü saptanmıştır. Sigara aynı zamanda ortamda bulunan alerjenlere karşı duyarlılık gelişmesine sebep olmaktadır.

Hastalığa ait belirti ve bulgular nelerdir?

Astım, karakteristik olarak ataklar halinde seyreden; nefes darlığı, göğüste sıkışıklık hissi, hışıltılı solunum, öksürük, zor çıkarılan çok koyu, sert ve yapışkan balgam gibi yakınmalara neden olan akciğer hastalığıdır. Hastaların birçoğunda astımla birlikte alerjik rinit (saman nezlesi, alerjik nezle), sinüzit, alerjik konjonktivit (göz alerjisi), egzama gibi hastalık öykülerinin de olduğu saptanır. Yine hastaların atakları ile ilgili özellikler sorgulandığında, bunların çoğu kez gecenin ilerleyen saatlerinde ve sabaha karşı ortaya çıktıkları veya tetikleyen faktörlerle (alerjen, soğuk hava, kirli hava, sigara dumanı) karşılaşma durumunda geliştikleri anlaşılır.

Atakların şiddeti sadece hafif bir öksürükten, yoğun bakıma yatmayı gerektirecek ciddi solunum yetersizliğine kadar çok geniş bir yelpazededir. Ataklar kendiliğinden gerileyebilir ya da geçebilir ancak hasta çoğu kez astım ilaçlarını kullanarak rahatlar. Atak sırasında astım tanısı koymak hekim için kolaydır çünkü hastalığın karakteristik muayene bulguları vardır. Atak dışında ise hastalığın öyküsü hekimi astım tanısına yönlendirir. Tanı için hastadan akciğer grafisi, solunum fonksiyon testleri, alerji testi, bazı kan tetkikleri istenilir. Genellikle, atak dönemi dışında akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testleri normaldir. Alerji testlerinde ise ev tozu akarları, ağaç, çiçek, tahıl polenleri, evcil hayvan tüy ve epitelleri gibi alerjenlere karşı reaksiyon görülebilir.

Tedavi

Astım; hastalık çok ilerleyip geri dönüşümsüz safhaya girmediği sürece kolaylıkla kontrol altına alınıp tedavi edilebilen bir hastalıktır. Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar temel olarak solunum yoluyla alınır ve bu ilaçlar 2 grupta ele alınabilir. Birinci grupta semptom giderici yani hastayı rahatlatıcı ilaçlar yer alır. Bunlar yine solunum yoluyla kullanılan ilaçlardır ve atak belirtileri ortaya çıktığında hekimin önerdiği şekilde kullanılır. Etkileri 1-2 dakika içerisinde başlar ve hastanın nefes darlığı, hırıltılı solunumu, öksürüğü azalır ya da kaybolur. Semptom giderici ilaçların genellikle hastalığı tedavi etme ya da kontrol altına alma gibi etkileri yoktur. İkinci grupta ise hastalığı tedavi eden ya da bir başka deyişle kontrol altına alan ilaçlar yer alır. Bunların büyük bir kısmı solunum yoluyla kullanılmakla beraber tablet yada enjektabl bazı ilaçlar da, gerektiğinde bu amaçla kullanılabilir. Hastalığın seyri ve hastanın yaşam kalitesi temel olarak bu ilaçlar ile belirlenmektedir. Düzenli tedavi gören hastaların büyük çoğunluğunda, astım yaşamı olumsuz yönde etkilemez. Ancak eksik ya da düzensiz tedavi veya bilinçsiz ilaç kullanımı, hastalığın giderek ilerlemesine, atak sıklık ve şiddetinin artmasına ve nihayetinde hastanın sürekli ataktaymış gibi nefes darlığı ve diğer şikayetlerle yaşamasına neden olur.

 9 
 : Kasım 23, 2011, 03:54:22 ÖS 
Başlatan derikli - Son mesaj Gönderen: derikli
Zivistana reş, birînkir kûr di dilê kîşwer biharê de vekiribû zivistan li ser siruştê bûbû serdest. Hemî xweşiya biharê daqurtî zikê xwe kiribû. Asîmanê çîksayî di nava ewrên reş tarî de winda bûbû. Êdî stêrkên geşagir çiyayê Agirî ronî nedikirin. Agirî di nava dorpêça reşiyê de, dinalî! Ew qas dinalîm te digo qey pêjna nexêrbûyarekê dikir. Û dengê birûskan erd û ezman dihejand ! Bêrawestan baran di barî û ewrên kembax hê girantir dibûn, dibûn yek û wisa bi hev ve hatin cebirkirin, êdî tu gêz nikaribû wan ji hev bilav bike. Û bager....

Sê şervanên azadiyê, mîna sê teyrên ji refê xwe qutbûyî, ji koma xwe qutbûyî, ji koma xwe qutbûbû. Kemîna ku neyarê çavsor li ser riya komê vedebû, piştî şerê çar rojan, koma şervanan bi berxwedaneke bêhemp kemîna bêbext birîbûn û xwe ji dojeha bênavnîşan xilaskiribûn. Lê, koma gerîla ji hev belav bûobû, têkiliyên wan ji hev hatibû birn. Sê gerîla jî bûbûn mêhvanê çiyayê Agirî.

Evîna çaw zer, bi keziyê xwe yê renghine girt û guvaşt, da ku ji awa baranê ziwa bibe. Lê, Evîn bêreng bû, rû mirûz lirîbû, dilê we ne rehat bû. Tenê dixwest bi lezgînî peywendiyê bi hevalên xwe ê komê re girêbide. Berê xwe da her du hevalên xwe, Dijwar û Sîpan, got: dikarin însyatîfa xwe bikar bînin. Lê, têkilî pir girînge ! Bê têkilî dê mere li me bibin dojeh! .

Sîpan serê xwe rakir, li nav çavên Evîn nihêrt û dûr çû. Rojên berê mîna Filmekî anî ber çavê xwe. Roja ku Evîn ji xaltîka xwe xwestibû û gustîlk kiribûn tilîka her, anî bîra xwe. Lê, niha gelekî dilxweş bû, tim rûyê wî mîna gulelê vekirîbû. Ji xwe ewj xortekî bedew, bejin dirêj, dagirtî, çav şîn û por xelek bû. Sîpan kenî. Kenê Sîpan ji çawên Evîn nerevî. Evîn têgihêşt ku Sîpan çi diponije. Ew jî kenî û bû hevkarê Sîpan. Lê Evîn, xwe da hev û peyivî :
- Hevalno, hûn dibêjin çi ?

Dijwar rabû ser piyan, çeka xwe hilgirt, got :
-E herî rast, ez dibêm, em bi rêbikevin. Lewre, ciyê şer ji me ne dûre

Sîpan :
-Ez jî, tevlî hevalê Dijwar dibim.

Her sê bi çiyayê Agirî ve hilkişiyan. Baranê jî, qet navber nedabû û bi mişînî dibarî. Evîn li pêş, Dijwar li pey û Sîpan li dûv Dijwar, dimeşîn. Ew qasî meşîn, çokên wan şistbûn, xwêdan di her deverên wan re avêtibş der. Piştî meşke dirêj, gihan riyeke piçûk- teng û kevirekî, kevir di binê lingê wê de xindirî, û Evîn li ser dev û rûyê xwe ket û di gelî de hate xwar Dijwar û Sîpan li hemberî vê dîmena erjeng, di cî de cemidîn, matmayî man li hemberî şehîdbûna Evîn. Ji xwe çiyayê Agirî, çiyayê serbilind, çiyayê ku tucarî bijna xwe li ber neyaran netewandî, ev yek qet qebûl nedikir. Dixwest di wê katê de volqana xwe biteqîne, ew qasî zivir bûbû. Lê, li hemberî zagonên xwezayê bêçare bû. Ji ber ku ew bi xwe parçek ji wan zagonan bû. Lê Sîpan, Sîpanê dilbirên nema xwe girt, çavên wî bûne hevalên barana ku hêjî dibarî. Hêstiran xwe ji çavan berda xwar û nema disekinîn. Û Sîpan kire qêrîn :

- Evîîîn !...

 10 
 : Kasım 23, 2011, 03:52:01 ÖS 
Başlatan derikli - Son mesaj Gönderen: derikli
Xêr

Hiso mirovekî şivan bû.pismamê wî miribû, Jina pismamê wî jinbî mabû.Hisoyê me yê şivan piştî pênci saliya xwe bû zilamekî olperest (sofi).Ji ber vê yekê jî,dizanîbû ku di misilmantiyê de ku Jinek bi ciwanî bimîne ,guneh e û zilamekî ku jineke bî re bizewice pir xêr e û li cim Xwedê pirr biqîmet e.

Hiso diçe cim meleyê gund:

-eyda ez dixwazim xêrekê bikim.

-Bêje ez benî,ka xêra tu dixwazî bikî çi ye?

-Fata bûka me ev deh sal in bî ye.Ez dixwazim nikê bavêjim ser wê ,li xwe mahr bikim.

-Xêra te ev e Hiso?

-Erê wele seyda.Ma ne baş e?

Mele dibêje:

-Erê wele baş e.Tereso,ma xêr bi doxîna min û te ve ye?




Türkçesi

hiso çobanın biriymiş...amca oglusu ölmüştü...amca oglunun karsı vardı ve ölmüş pısmam.. ve kadın dul kalmış...

bizim çoban hiso elli yaşlarında ve sofidir ve bildigi kadarıyla müslümanlıkta dul bi kadını nikahına geçirmek büyük sevapmış...allahın yanında büyük bi hayır işlemiş olurmuş...

hiso gidiyor köyün hocasına...

-hocam ben istiyorum ki bir xer yapayım....

-hoca buyur diyor hayır yapacagın şey nedir söyle?

fata geliin 10 yıldır dul kalmıştır ve ben onu nikahıma alacagım...

senin hayrın bumu hiso.....?

-evet hocam budur benim hayrım ...yani iyi yapmıyormuyum...?

melle diyor...
-evet tereso hiso şimdide hayırın bizim bel lastigimizlemi olacak.....

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2011, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!